Geyikbayırı’ndayız

Yaklaşık bir haftadır Geyikbayırı’ndayız. Kamp yerine ilk geldiğimizde kalmayı planlamış olduğumuz kamp yerinin dolu olduğunu gördük, biraz istemeyerek de olsa yeni kamp alanına çadırımızı kurduk. İlk bir kaç gün kalabalık bir genç grubunun yaptığı sesten/müzikten rahatsız olsak da kalabalığın azalması ile biraz huzura kavuştuk.

İlk iki gün yağmurlu havaya rağmen tırmandık, koşu antrenmanı yaptık. Hava biraz daha düzelince de bir günümüzü tırmanışa, bir günümüzü de uzun bir keşif yürüyüşüne ayırdık. Şimdiye kadar Geyikbayırı’na her gelişimizde üstümüzde bir zaman baskısı olduğu için kamp yeri etrafında neler var bakma fırsatı bile pek bulamıyorduk. Keşif yürüyüşü sayesinde bir türlü gitmeye fırsat bulamadığımız sektörlere gidip görebildik.

Çadır kamp ve yemek düzenimiz yavaş yavaş yerine oturuyor. Sabahları kendi ekmeğimizi yapıyor, nutella, peynir ile güne güzel bir başlangıç yapıyoruz. Kampta taze ve sıcak yemek insanın moralini yüksek tutmak için şart. Akşamları da bize keyif veren, besleyici kuvvetli yemekler yapıyoruz. Nohutu bol nohut-pilav, peynirli-ton balıklı makarna, yumurtalı pırasa favorilerimizden. Belki ileride tariflerimizi paylaşırız 🙂

Geyikbayırı bu mevsimde normalde kalabalık olmasına rağmen bu aralar (14-22 Şubat 2015) düzenlenen bir karnaval dolayısıyla daha da kalabalık. Bu sene üçüncüsü yapılan karnavalda dünyanın dört bir yanından sporcular yükseğe gerili ince (25mm) kayışlar üzerinden 100 metreye yakın mesafeleri dengede yürüyorlar. Daha önce yer seviyesinde bizim de yaptığımız bu aktivite bol miktarda konsantrasyon, denge, kuvvet ve korkuya direnme gerektiriyor. Sonuncusu, bir ara verebilmek için de şart !