Biz Bath’deyken Easter tatili başladı, bu sayede Barış’larla daha fazla vakit geçirme fırsatı bulabildik.
Salisbury civarında dört bin yıl öncesinden kalma bir anıt alanı olan Stonehenge’e gittik. Stonehenge, Türkçe anlamı ile ‘asılı taşlar’ astronomi, meteoroloji ve paganizmle ilişkilendirilmektedir. Bir çember oluşturan bu taşların ekseni 21 Haziran’ da gündoğumunu gösterir. İngiltere’nin havası çok kolay tahmin edilebilir ve düzenli olmadığı için sabah güneşli bir havaya uyansanız bile günün geri kalanında sis ve yağmur ile karşılaşma ihtimaliniz yüksek. Stonehenge’de de bizi yağmurlu ve soğuk bir hava bekliyodu. Zaten mistik ve gizemli bir havası olan bu anıt, sisli havada daha da etkileyici göründü bize.
*******
Görme fırsatı bulduğumuz bir başka yer ise Longleat Parkı’ydı. Bu park, hayvanların serbest olarak gezebildikleri büyük alanların bulunduğu ve bu alanların içine araba ile girebildiğiniz bir yer. Yeri geldiğinde aslanların birkaç metre yanından geçip, yeri geldiğinde ise arabanızın üstüne atlayan maymunlar ile göz göze gelebiliyorsunuz.




***
Barış, Yeşim ve Tutku ile gezmenin dışında bisikletlerimiz ile kısa bir tur atma fırsatı bulduk. Bristol’e giden bisiklet yolunun bir kısmını Barış ile beraber pedalladık, bisikletlerin ayarlarını kontrol ettik. Bath ve Bristol arasındaki eski tren yolu arabaların giremediği bir yürüyüş ve bisiklet yoluna çevrilmiş. İki tarafı ağaçlı, temiz asfaltlı bu yol haftaya çıkacağımız yolculuğun ilk kısmı olacak.
